11 Nisan 2012 Çarşamba

Muzlu Ekmek / Banana Bread

Amerikalıların keki bu. Bizim keklerimizden daha nemli ve yumuşak olmasının yanı sıra daha az tatlı ve hafif. Üstelik öyle çok ekstra malzeme kaldırabilen bir tarif ki, insanın yaratıcılığını kamçılıyor, zaman içinde benim deneyip beğendiğim opsiyonel içerik sayısı katlanarak arttı, bir nevi kendimi ifade aracı olarak görmeye başladım muzlu ekmeği... Aşağıda toplum baskısıyla başkalaşan genç beyinlerin nihilist depresyonlarının psikosomatik yansımalarını anlattım...



Malzemeler / Ingredients:

  • 3-4 olgunlaşmış muz / 3-4 fully ripe bananas
  • 1/3 kap eritilmiş tereyağ (veya yoğurt veya sebze yağı) / 1/3 cup melted butter (or yogurt or veggie oil)
  • 1/2 kap esmer şeker / 1/2 cup brown sugar
  • 1 çırpılmış yumurta / 1 egg, beaten
  • vanilya / 1 tsp vanilla
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu veya karbonat  / 1 tsp baking soda
  • tuz / salt
  • 1 1/2 kap tam buğday unu / 1 1/2 cups whole wheat flour
  • opsiyonel: portakal suyu ve kabuğu, ceviz, fıstık ezmesi, damla çikolata, tarçın, zencefil, karanfil, kahlua, rom / optional: orange juice and zest, walnuts, peanut butter, chocolate chips, cinnamon, ginger, cloves, kahlua, rum


Baharatlar: Tarçın, karanfil, yenibahar, zencefil / Some homemade allspice



Muzları ezerek sert bir giriş yapalım. Fırınımızı da 175 dereceye ayarlayalım.

Let's start by preheating the oven to 347 F and smashing the bananas.



 Tarifin aslı 1/3 kap tereyağ kullanıyor, ancak ben bir kaşık
kadar tereyağ ve 1/3 kap yoğurt kullanmayı tercih ediyorum.

The original recipe calls for 1/3 cup of butter, but I prefer replacing that with yogurt and maybe use a tbs of melted butter if I'm feeling particularly adventurous that day. You do your own thing, whatever floats your boat...

Mikrodalgada erittiğimiz tereyağını muzlara ekliyoruz.

Pour in microwaved butter into the bananas.

 1/3 kap yoğurdumuzu da atıp hafifçe karıştırıyoruz.

Throw in the yogurt as well, just plain yogurt will do.

 Çırpılmış yumurta.

1 beaten egg going in.

 Tarifin aslı 1 kap şeker kullanıyordu ama şeker ve yağ miktarı her zaman yarı yarıya azaltılabilir.

1/2 cup of brown sugar, you can use a whole cup if you want more sweetness.


 Vanilyamızı ekliyoruz. Burada başımdan geçen bir korku hikayesini paylaşmak istiyorum. Annemin romlu tiramisusuna aşık olmamla geliştirdiğim bağımlılık sonucu her tatlıya, vanilyanın yanında rom da eklemeye başlamıştım, ancak o gün dehşetle evde rom esansı kalmadığını fark ettim! Ya onca yolu kat edip garaja inecek ve arabayla Migros'a gidecektim ya da daha önce hiç kullanmadığım, tatlı malzemeleri dolabımda aylardır hevesle seçilmeyi bekleyen acı badem aromasına bir şans verecektim. Yaptığım seçimi hala lanetle hatırlıyorum...  Almaz olaydım o acı badem aromasını!! O kadar emek boşa gitti, muzlu kek değil, acı bademli kek oldu. Siz siz olun, acı badem aromasından uzak durun, durmayacaksanız da tüm tüpü neşeyle karışımınıza dökmeden önce bir saniye kadar düşünün, bu kadar keskin kokan bir şeyin tadı da bir ihtimal keskin olur mu diye.

Add in the vanilla. If you have some rum or kahlua or even the extracts of those, now would be the time to use them.

 Hatırladıkça tüylerim diken diken oluyor... Neyse, kabartma tozumuzu ve tuzumuzu da serpip karıştırıyoruz. Bir yerde tuz ve kabartma tozunu unla birlikte elerseniz hava kabarcıklarını önlemek açısından daha iyi olacağını okudum, siz öyle yapın.

Sprinkle salt&baking powder, give it a mix. I read somewhere that if you sift in your leavening agent with the flour, it will prevent air bubbles from forming. So do that.

 İşte en sevdiğim kısım. Güzelce yıkayıp kuruladığımız bir adet portakalın kabuğunu rendeliyoruz, hem etinden hem sütünden hesabı, sulu bir portakalsa yarısını, değilse tümünü sıkıp suyunu da ekliyoruz.

My favorite part. Zest and juice 1 orange, half if it's particularly juicy.

Bu tamamen opsiyonel. Bir-iki kaşık kadar akağaç şurubu ekliyorum. Çünkü o smokey aromasıyla muza bu kadar yakışan başka bir şey olamaz.

Add in 1-2 tbs of maple syrup, optional.

 Baharatlarımızı da ekleyeliiiim.

Add in pumpkin pie spices.

 Unumuzu ince telli bir süzgeç yardımıyla eleyerek ekliyoruz ki kekimiz mükemmel bir şekilde kabarsın.

Sift in the flour for a perfectly raised bread.

 Doğranmış cevizlerimiz ve damla çikolatalarımızı da ekliyoruz ve çok ama çok kısa bir süre tahta kaşıkla karıştırıyoruz. Yalnızca un ve ıslak malzemeler birbirlerini örtene dek. Gereğinden fazla karıştırdığınız her kek aşırı kuru olacaktır, ve muzlu ekmeğin tüm olayı ıslak dokusundadır.

Add in chopped walnuts and chocolate chips. Mix with a wooden spoon just until the wet and dry ingredients are incorporated. Do not overmix unless you want a super dry loaf.

I şeklindeki bir fırın kabını çok hafifçe yağlayıp unluyoruz.

Lightly grease and flour a loaf pan.


 Karışımızı döküyoruz, ve şöyle sağa sola sallayıp, bir kez de tezgaha vurup iyice yerleşmesini sağlıyoruz.

Pour in the mixture, give it a shake, and lightly tap it on the counter to remove any air bubbles.

 Üzerine biraz dövülmüş kuruyemiş ekliyoruz, fındık, fıstık, ceviz filan..

Top with some chopped nuts.

 175 derecelik fırında 45 dk kadar pişirin. Tarife göre 1 saat pişirmek gerekiyor ama ben 45 dakikada daha iyi sonuçlar aldığımı düşünüyorum.

Bake for an hour at 347 F, although I think 45 minutes yields better results.
 Hmmmm. Nice...




 Son derece ucuz görünümlü ve alakasız bir süslemeyle tabağınızı mükemmelleştirin.

Serve with a lame decoration, banana slices and ginger bread men... Perfect!

1 Nisan 2012 Pazar

Sarımsaklı Zencefilli Somon / Garlic Ginger Salmon




Biz de böyle olabilirdik. Evrimin insanoğlunu nerelere taşıdığını görmek beni her zaman şaşırtmıştır. Yani en basitinden somonu nehirde tuttuğumuz gibi parçalamak dururken bir teferruat işine giriyoruz ki sormayın! Damağımız şımarmış çünkü, ateş, baharat, yağ filan istiyor... Ne zaman o damak tadını geliştirmeye başladık çok merak ediyorum, ilk et parçasını ateşe tutan homo erectus kimdi, üzerine tuz serpmeyi kim akıl etti, bu öncüler o zaman hak ettikleri alkışı aldılar mı? Küçükken de sorduğum bu sorular karşısında annemin anlattığı hikaye, olması gerekenden çok daha uzunca bir süre (ahem, ortaokula kadar diyelim) bana çok mantıklı gelmişti: Bir gün bir mağara adamı elindeki eti denize düşürüyor (ben burada çizgi filmlerdeki sopalı mağara adamı ve butlardan hayal ediyorum) ama o zaman et bulmak kolay değil, hemen koşup denize dalıyor ve etini yakalıyor. Yeni bir ısırık aldığında ne görsün? Etin tadı daha güzel! Bu keşfini hiç vakit kaybetmeden dönüp kabilesiyle paylaşıyor ve o günden sonra insanlar denizden tuz çıkarmayı öğrenip kullanmaya başlıyor... İşte ben böyle büyütüldüm.

Burada denize düşen etin peşinden koşarken görüyoruz...

Neyse efendim konumuzdan çok uzaklaştık. Bugün bir balık tarifi var menümüzde. Uzak doğu restoranlarına gittiğinizde söylediğiniz hemen her türlü yemekte karşınıza çıkan o tatlı-ekşi tat var ya, beyaz adam onun da sırrını çözmekte geç kalmadı. Meğer basit birkaç malzemenin karışımıyla herkesin evde hazırlayabileceği bir şeymiş, öyle görmüş geçirmiş mistik bir Uzak Doğulu olmaya gerek yokmuş. 

foodwishes.com'dan sevgili Chef John'umun güzel şişko elleriyle hazırladığı bu tarif, tüm samimi çabalarına karşın deniz ürünlerine bir türlü ısınamamış olan bendenizi bile mutlu etmiştir. En güzel yani süper basit olması, 10 dakikadan fazla alırsa paranız iade. Lakin benim gibi ilk defa somon alan biriyseniz içindeki kılçık miktarını hesap edemeyebilirsiniz, böylece sırf hazırlama süresi fileto başına küfürler eşliğinde geçen uzuuuuun bir 20 dk'ya çıkabilir, o yüzden balıkçınıza "Kuyruk değil, orta bölümden kesilmiş kılçıksız iki somon fileto istiyorum" diyiniz.

Hadi bakalım,

I was surprised to find out replicating that sweet-sour Asian taste at home is not at all difficult! Thanks to Chef John from foodwishes.com, I am one step closer to overcoming my absolute hatred of seafood. Now, besides canned tuna, I eat crab meat, shrimp and salmon! I think I'm doing pretty good... Anyways, this is a super simple, 10-minute recipe --  unless you underestimate the amount of bones a tiny fillet can possibly shelter! It took 20 minutes to get all those skinny little devils out. So while buying the fish, ask for "Boneless center cut salmon, not the tail pieces."

Here we go:

Malzemeler / Ingredients:

  • 2 orta kesim somon fileto / 2 center cut salmon fillet
  • 1 yemek kaşığı doğranmış zencefil / 1 tbs mashed ginger
  • 2 diş sarımsak / 2 cloves garlic
  • 1/4 kap (4 yk) dilediğiniz sirke / 1/4 cup rice vinegar
  • 2 yk kahverengi şeker / 2 tbs brown sugar
  • evde varsa 1/2 çay kaşığı acısso, yoksa biraz kırmızı biber / 1/2 tsp hot chilli sauce or cayenne
  • 1 tatlı kaşığı soya sosu / 1 tsp soy sauce
  • 1/4 kap (4 yk) su / 1/4 cup water
  • 2 yk doğranmış fesleğen, yahut 1 yk toz fesleğen / 2 tbs chopped basil

Somonlarımızı tahtamızın üzerinde güzeeelce tuzlayıp biberliyoruz ve az miktarda sebze yağı eklediğimiz orta derecede ısınmış tavada kızarmaya bırakıyoruz.

Salt&pepper your salmon, place in a moderately hot pan with veggie oil.


Bir yandan sosumuzu hazırlamaya başlıyoruz. Zencefilimizi 2-3 incecik dilime ayırıyoruz, ama bu incelikle yetinmeyip o dilimleri de minicik doğruyoruz. Sonra bir kaseye dövülmüş sarımsak, esmer şeker, sirke, soya sosu, acı sos, ve zencefilimizi koyup karıştırıyoruz. Suyumuzu ekliyoruz. Biraz fesleğen doğrayıp onu da içine atıyoruz.

Let's prepare the sauce. Cut ginger into 3 very thin slices, then dice them really, really fine. Then in a bowl, mix minced garlic, brown sugar, vinegar, soy sauce, and hot pepper. Add 1/4 cup of water. Chop some fresh basil in or sprinkle a pinch of the dry stuff. 

Somonlarımıza bakmayı unutmuyoruz. Her bir taraf için 4 dk yetecektir, hiç olmadı, eğilip balığın içine bakın, yarısına kadar matlaşmış ise diğer tarafı çevirebilirsiniz.

Do not forget checking up on your fish. 4 minutes per side.

 Her iki taraf da piştikten sonra son bir dakika daha pişirmek için sosumuzu tavaya ekliyoruz ve somonların üzerine kaşıkla yayıyoruz. Oldukça hızlı yoğunlaşıp buharlaşacaktır.

For the last minute of cooking, pour in the sauce and drizzle over the fish with a spoon. It should thicken up and vaporize pretty quickly.

Ben Chef John'un tavsiyesine uyarak pilav ile servis ettim. Tarçınlı, yenibaharlı ve kuşüzümlü pilavla fazla iyi uyum sağladı, bu kadar keskin tatlı bir sos kullanmışken sade pilavla servis etmenizi öneririm.

Serve with rice, enjoy!

Ölçüler

Sevgili Azze için geliyor...

goodhousekeeping.com
Matematik girdiği her alanı sıkıcılaştırmak zorundadır bilirsiniz. Buharlar çıkan tencerenin içine baharatları atarken bana hep büyü yapıyormuşum hissi verecek kadar fantastik bir aktivite olan yemek pişirmenin üzerinde bile, yeri geliyor kara bir bulut olabiliyor. Nasıl mı? Ölçülerle tabii ki!

Yemek yapmaya ilk başladığımda canımı en çok sıkan şey bu ölçü işiydi. “Göz kararı” deyimini duyar duymaz tüylerim diken diken oluyordu. Neyin göz kararı? Kimin gözü?! Yıllarını vermiş yemek yapmaya, ama yeni başlayanın ihtiyacı olan, noktasına virgülüne kadar kesin gram ölçüleri vermekte zorlanıyor! Tepeleme un deme bana! 255,7 gr un de!

Sonra hayatıma ecnebilerin en güzel icatları listesinde ilk 10’da yer alabilecek ölçü kapları girdi.


Bu dörtlü sayesinde artık ölçüler gözümü korkutmuyordu zira  “1 cup, 2 cups, 3 cups…” gibi talimatları ne kadar yanlış anlayabilirsin ki? Yani 1/4 kap, 1/3 kap, 1/2 kap, 1 kap derken işte bu dörtlü ölçü skalasından bahsediyor oluyorum. 


Kaşık ölçüleri de aynı şekilde 1/8 çay kaşığı, 1/4 çay kaşığı, 1/2 çay kaşığı, 1 çay kaşığı, and 1 yemek kaşığı diye ayrılıyor.Yalnız bu çay kaşığı bizim çay kaşığımızdan çok tatlı kaşığımıza benziyor.

1 cup – 250 ml
½ cup – 125 ml
1/3 cup – 80 ml
¼ cup – 60 ml
1/8 cup – 30 ml’ye

ve

1 yemek kaşığı – 15 ml
1 çay kaşığı – 5 ml
½ çay kaşığı – 2,5 ml’ye tekabül ediyor.

Bu sıvılar için geçerli.

Unun başlı başına kendi ölçüleri var. Mesela 1 cup un, 125 gr ediyor, 250 değil.


Bunlar da benim emektarlar... Gramla desilitreyle uğraşacağınıza bu kaplardan edinmenizi öneririm, IKEA'da var, gittigidiyor'da var, hatta Migros'larda bile var. O zamana kadar şu tabloyla idare edebilirsiniz:


Kuru Malzemeler
1 yemek kaşığı
3 çay kaşığı
15 gr
1/8 cup
2 yemek kaşığı
30 gr
1/4 cup
4 yemek kaşığı
50 gr
1/3 cup
5 yemek kaşığı
75 gr
1/2 cup
8 yemek kaşığı
125 gr
2/3 cup
10 yemek kaşığı
150 gr
3/4 cup
12 yemek kaşığı
175 gr
1 cup
16 yemek kaşığı
250 gr
Islak Malzemeler
1 cup
16 yemek kaşığı
237 ml
2 cups
32 yemek kaşığı
473 ml
4 cups
1 lt

8 cups
4 lt



18 Mart 2012 Pazar

Pazar Kahvaltıları - Fırında Yumurta / Oeuf Cocotte

Simitçii'de (iki i ile) yediğim ve bayıldığım güveçte yumurtayı çok kıskanmıştım. "Elin Simitçii'si simitten pizza yapıyor, yumurtayı güveç kabında pişiriyor. Ben hala omlet yapıyorum!" diye kahvaltı sofrası yaratıcılığımı sorguladığım sancılı bir sürece girmişken, İnternet'te Simitçii'nin güveçte yumurtasını gölgede bırakacak denli Fransız, Oeuf Cocotte ile karşılaştım. 

Basitçe ramequin'lerde bain-marie yöntemiyle, crème fraîche, et, ot&sebze ile birlikte pişirilen yumurtaya, ağızlarını büke büke Oeuf Cocotte diyor Fransızlar. Artistliği bırakmak gerekirse, sufle kaplarında benmari (su banyosu) yöntemiyle, et, sebze, ot ve ekşi krema/krema ile birlikte pişirilip Fransızların kahvaltı seçimlerine bile hayran olun diye önünüze konan bir yemek. Halbuki öyle güzel malzemeler bizde olsa, biz de yapardık böyle yemekler. Tüm çabalara rağmen, süt ve et ürünlerinde yaratıcılık maalesef bir türlü istenilen seviyeye gelmemiş Türk mutfağında...

Neyse, ben zaten kremayı mümkün mertebe mutfaktan uzak tutmaya çalıştığım için onun yerine domates püresi kullandım ve her türlü makarna ve sebze yemeğinin üstüne serpildiğinde harikalar yaratan, foodwishes.com'dan Chef John'un mükemmel icadı Parmesanlı çıtır ekmek kırıntılarımla crunchy doku eksikliğini giderdim. Buyrunuz:

Picture taken from: http://chocolateandzucchini.com/

Sunday breakfast can't get any more French than this. Oeuf Cocotte is a pretty basic recipe that tastes like a million bucks. An egg bain-maried in a soufflé dish with some sour cream, sliced ham and diced veggies, sprinkled with herbs and cheese. I replaced sour cream with tomato puree. I "just said no" and I'm proud of myself. I added some toasted bread crumbs with Parmesan and garlic, courtesy of Chef John at foodwishes.com, both as a layer and topping which filled the void that was the lack of crunchiness. So, here we go:

Malzemeler / Ingredients:

- 2 yumurta / 2 eggs
- 4 kaşık domates püresi (bir domatesi rendeleseniz de olur)  / 4 tbs tomato puree
- bir avuç rendelenmiş kaşar veya dil peyniri / a handful of grated cheese of choice
- sucuk, jambon / sliced ham 
- tuz, karabiber, kırmızıbiber / salt, pepper, cayenne or paprika
- maydonoz, fesleğen, frenksoğanı / parsley, basil, chives
- opsiyonel: dilediğiniz sebze, kabak, mantar, havuç, soğan, brokoli (önceden buhardan haşlanmış veya sotelenmiş) / optional: any veggie you like, zucchini, mushrooms, carrots, onions, broccoli, the sky is the limit! (hard veggies should be steam-cooked or sauteed beforehand)

 Çıtır ekmek kırıntıları için / for the crunchy bread crumbs: 

 - 2 dilim bayat çavdar ekmeği / 2 slices of stale rye bread
- 3 çk rendelenmiş Parmesan / 3 tbs grated Parmesan 
- 2 çk sızma zeytinyağı / 2 tbs evoo
- 1 diş sarımsak / 1 garlic
- biraz maydonoz / a small batch of parsley



 Çıtır kırıntıları yaparak başlayalım. Ekmekleri küçük parçalara bölüp sarımsak ve maydonozla robota atıyoruz.

Let's prepare the crunchy crumbs first. Split the slices into smaller pieces and process with garlic and parsley.



Her şeyi un ufak etmeye gerek yok, böyle göründüğünde duralım.

Don't over-process things (and that's good advice). Stop when it looks like that.



 Parmesanı ekleyip karıştırıyoruz.

Add in the Parmesan and give it a mix.


 Biraz sızma zeytinyağı gezdirip karıştırmaya devam ediyoruz. Normalde bu aşamada her şeyi kızgın tavaya atıp kızarmalarını beklerdik ancak yemeğimiz fırına gireceği için bu adımı atlıyoruz.

 Add some evoo and mix well. Normally, I would fry the crumbs in a hot pan but since everything's gonna go in the oven, I'm gonna skip this step.


 Sufle kabımızın dibini birkaç damla zeytinyağı (veya tereyağ) ile yağlayıp 2 kaşık domates püresi koyuyoruz ve üstüne biraz peynir serpiyoruz. Burada domates püresi yerine krema da kullanabilirsiniz. (Ekşi krema için: normal çiğ kremaya birkaç damla limon veya sirke damlatın, çırpmadan hafifçe kaşıkla karıştın, voila, ekşi krema). Sebze kullanmak isterseniz bu katmana yerleştirebilirsiniz.

Start by greasing the dish with some evoo or butter, pour in 2 tbs of tomato puree, alternatively cream or sour cream, and top with some cheese. If you want to use veggies, this is the layer you're looking for.



 Üzerine ekmek kırıntıları.

Top with bread crumbs.


Üzerine ince dilimlenmiş sucuk.

This is a spicy dry sausage we like to use in breakfast. Can be replaced with bacon, I guess.


 Üzerine hindi jambon ve baharatlar.

Turkey ham and spices.


Son olarak da dikkatlice kırdığımız yumurtamız. 

Last but not least, one whole egg, cracked carefully.


Biraz daha kırıntının kimseye zararı dokunmaz. Doğranmış otlarınızı da ekleyin. Bir kat daha mı peynir yapsaydım ne?

Top it all with more crumbs. Sprinkle diced herbs. I kinda wish I'd done another layer of cheese somewhere in there, oh well...


 Bu kısa borcamdan daha iyisini bulabileceğinize eminim. Sufle kaplarının yarısına kadar ulaşacak kaynar suyu koyabileceğiniz bir fırın kabında benmari yöntemiyle 190-200 derecelik fırında 11-15 dk pişirin (yumurtanızın ne kadar sıvı kalmasını istediğinize bağlı)

I'm sure you can do better than this short pyrex. Fill an oven-proof dish with hot water, should reach about halfway up the soufflé dishes . Cook for 12-15 minutes at 375-400 degree oven (depends on how runny you want your yolks to be)


 Bu kadar.

That's it.


İçini göstermek isterdim ama bir yandan yiyip bir yandan fotoğraf makinesini tutarken pek de estetik anlar yakalayamadım.


Uzun ince kesilmiş bir dilim kızarmış tost ekmeğini ya da hamur işini yumurtanın sarısına batırıp dağıtmak gününüzün iyi geçmesine sebep olacak bir mutluluk hissi verecek.

Dip in a slice of toasted bread into to the yolk and watch it spread around ever so slowly. Ahh, so good! At the breakfast table you actually believe for a while that life's not a total bitch, right?


16 Mart 2012 Cuma

Pasta Carbonara

Hiiiç üzerinde konuşmaya gerek yok, dünyanın en güzel yemeği. Nokta.

----

The tastiest dish ever to be created. Period.

Picture taken from:http: //achowlife.com/


Malzemeler / Ingredients:

- Yarım paket Bavette veya Spagetti  / 1/2 lb Bavette or Spaghetti
- 200 gr bacon, yahut çemensiz dana pastırma, yahut çemensiz hindi pastırma / 1/2 lb bacon or pancetta
- 3 yumurta + 1 yumurtanın sarısı / 3 eggs + yolk of 1 egg
- 1 kap (180 gr) Parmesan peyniri / 1 cup Parmesan cheese
- taze çekilmiş karabiber / freshly grated black pepper
- 2 diş ince doğranmış sarımsak / 2 cloves garlic, sliced thinly
- dilerseniz bir tutam ince doğranmış maydonoz / a handful of thinly chopped parsley, optional



 Makarnamızı haşlanmaya bırakıyoruz ve bacon'ımızı veya pastırmamızı küçük kareler halinde doğruyoruz, dilerseniz jülyen de doğrayabilirsiniz. Sarımsaklarımızı da incecik (Goodfellas style) doğrayıp hemen kızgın tavaya atıyoruz.

While the pasta is cooking, slice bacon and garlic thinly, throw in the hot pan.



Bacon son derece yağlı bir et olduğu için ekstra yağ kullanmadım. Ancak pastırma kullanıyorsanız çok az miktarda sızma zeytinyağ kullanmakta fayda var. Bacon kırmızı-kahverengi bir renk alıp hafif çıtır çıtır olana dek orta ateşte 6 dk kadar pişiriyoruz. Pastırma daha hızlı pişecektir, başından ayrılmayın. Maydonoz kullanmak istiyorsanız etiniz pişene kadar bekleyip altını kıstıktan sonra en son eklemelisiniz.

Since bacon is quite a fatty meat, I did not add in any extra fat. However a tad of evoo's never hurt anyone, has it? If you want to use parsley, wait until the meat is well-cooked and crispy.



 Bu arada bu tarifin alametifarikası olan yumurta-Parmesan karışımını yapalım. 3 yumurtanın tamamı ve 1 başka yumurtanın yalnızca sarısını bir kaseye alarak güzelce çırpıyoruz. İçine 1 kaptan daha az olmak suretiyle (3/4 kap diyelim) Parmesan peynirini boca ediyoruz, artist bir tavırla üzerine bol bol taze karabiber öğütürken kendimizi usta bir ahçı gibi hissetme fırsatını kaçırmıyoruz. Her şeyi karıştırıyoruz.

Let's prepare the legendary egg-Parmesan mixture. I always use 3 whole eggs and the yolk of 1 egg, I think that is the perfect amount, then I whisk it and add 3/4 cups of Parmesan and lots of freshly grated black pepper. There's nothing that makes me feel like a real chef better than grating pepper over stuff. It's just magical. Mix everything with a fork or utensil of choice, believe it or not it does not matter.


 Uuu, makarnamız olmuş bile. Ama bundan önce makarna suyundan bir kepçe alıp pişmiş etimizin üzerine ekliyoruz, ardından makarnayı tavaya alıyoruz. Bu hem makarnanın etle daha kolay karışmasını hem de sosun daha likit bir kıvam almasını sağlayacak. En kötü sos kuru sostur. Her şeyin biraz lübrikasyona ihtiyacı vardır, di mi? Bu arada tavanın altındaki ateşi biraz kısıyoruz, etlerin spagettiye eşit olarak yayıldığına emin olana dek, 1 dk kadar çeviriyoruz.

Before tossing the pasta with the meat, add one ladle of pasta water into the pan, this will make the tossing process much smoother and kinda dilute the egg sauce and prevent it from being too heavy.

Yumurtalı karışımı ekliyoruz ve derhal tavanın altını kapatıyoruz. Şimdi burada benimle tartışmayın, ya tarife uyup dünyanın en güzel makarnasını tadarsınız ya da o kadar malzemeyi berbat bir yemekle boşa harcamış olursunuz. Yumurtanın yalnızca ve yalnızca makarnanın buharıyla pişmesi gerekiyor. Ateşi gördüğü anda bildiğimiz sahanda yumurtaya dönecektir, sakın korkup benim de ilk denememde yaptığım gibi "Ay ama pişmez ki bu! Çiğ yumurta mı yiyeceğiz? Öeh!" diyip ateşi tekrar açmak gibi bir hataya düşmeyin. Zaten yumurtaların pişmemesi gerekiyor! Deneyimle sabittir, tamamen pişmiş yumurtalı makarna kadar iğrenç bir şey olamaz. Tabii malzemeler pahalı, atmaya gönlümüz el vermedi, yemek zorunda kaldık. Orada ant içtim bilmediğim tarifte oynama yapmamaya...

Add in the egg mixture and turn off the heat immediately. The eggs will cook just fine with the steam of the pasta.


Yumurta sıvılığını ve parlaklığını yitirmemeli, 1-2 dakika karıştırmak yeterlidir. Bu arada ekstra karabibere evet, tuza hayır zira hem etimiz hem de dolaylı olarak sütümüz (Parmesan) yeterince tuzlular.

Toss for a couple minutes until the eggs get a bit thicker but still are juicy and shiny. Add more black pepper if you like but extra salt is unnecessary since both the bacon and Parmesan are salty enough.



Üzerine cömertçe Parmesan ve şaşıracaksınız ama, evet, daha çok karabiber ekleyip sıcak servis ediyoruz. Ne de olsa bu makarnanın isminin nereden geldiğini tartışan bilim adamları "Kömür işçileri buldu bunu!" Vs.
 "Bol kullanılan karabiber taneleri kömüre benzediği için bikerem!" diye ikiye ayrılmaktadır.

Serve hot with a generous sprinkling of Parmesan. Yummity-yum-yum! Only good pasta can make me do baby talk!