12 Temmuz 2012 Perşembe

Guacamole Tavuk Dürüm / Chicken Guacamole Wrap

Vee uzun bir aradan sonra yeni bir tarifle huzurlarınızdayım. Koca bir Haziran ayını hiçbir post yayınlamadan geçirdiğime inanamıyorum, diyemiyorum çünkü neredeyse her günü dışarıdan söyleyerek geçirmemize neden olacak denli yoğundu iş. Bu ay daha da beter, al bu ayı vur ötekine, ancak hamburger ve pizza ağzınızı sulandırmak yerine suratınızı ekşitmenize neden olmaya başlamışsa, yemeksepeti'nden bir süre uzak durmanın zamanı gelmiştir, diye düşünerek evde basit bir şeyler hazırlamaya karar verdim. İşte sonuç.


 
The work has been incredibly tough lately, and I found it impossible to get off my butt and cook something last month. Clicking a few buttons on the Internet and getting a yummy pizza in 15 minutes just seemed easier for some reason... But enough is enough! Ordering fast food online should always be a joyous occassion, not something that makes you say "Ugh, what should we get this time?" So I thought I'd make something super easy and healthy... to a certain extent. Here we go.


Malzemeler (2 kişilik) / Ingredients (2 portions):

  • 6 parça tavuk nuget / 6 pieces of chicken nuggets
  • 2 lavaş / 2 tortillas
  • 1 domates / 1 tomato
  • marul ve ıspanak yaprakları / lettuce and spinach leaves
  • 1 büyük avokado / 1 large avocado
  • 1/2 kırmızı soğan / 1/2 red onion
  • birer adet kırmızı ve yeşil biber / 1 each of red and green pepper
  • varsa kişniş, yoksa bir tutam maydonoz / some cilantro or parsley 
  • doğranmış taze fesleğen / chopped fresh basil
  • 2 diş sarımsak / 2 cloves garlic
  • 1 lim suyu, yoksa yarım limon suyu / juice of 1 key lime
  • deniz tuzu / sea salt
  • kimyon, karabiber, kırmızı biber / cumin, black pepper, cayenne
  • balzamik sirke / balsamic vinegar


 Tavukları biraz zeytinyağında kızartıyoruz. Tamam, kolaya kaçtığımı kabul ediyorum. Ama tavuğu haşlayıp didiklemekle uğraşacak halim yoktu. Ben nuget kullandım, siz isterseniz sağlıklı alternatifi kullanabilirsiniz.

Fry chicken nuggets in some olive oil. If you want, you can boil some chicken thighs or breast, shred it to pieces and use that.

 Bu sırada guacamole sosumuzu hazırlayalım. Yeterince olgunlaşıp yumuşamış bir avokadoyu ortadan ikiye kesip çekirdeğini çıkarıyoruz ve bir kaşık yardımıyla kasemize.... "scoop out"un Türkçesi niye yok ya? Oyup çıkarıyoruz?... 

Neyse, trivia bilgisi zamanı. İnanılmaz eski olan bu sosun Aztek'ler tarafından bulunduğu düşünülüyor. Orijinal adı āhuacamolli bir Aztek lehçesinden geliyormuş ve direk avokado sosu demekmiş. āhuacatl ("avokado") + molli ("sos")

Let's start preparing the guacamole dip. Scoop out a ripe avocado in a bowl. Did you know this dip was found by Aztecs way back when people still sacrificed each other for gods? How cool is that? And the original name āhuacamolli literally means in an Aztec dialect "avocado sauce". āhuacatl ("avocado") + molli ("sauce") That is some useful information you're gonna need later in life.


 Evde asla lim olmadığı için üzerine yarım limonun suyunu sıkıyorum.

Since I never have key limes in the house, I'll go for half a lemon's juice. 
.
 Çatalla avokadoyu acımadan eziyoruz. 

Mash with a fork.

 Baharatlarımızı atıyoruz. Deniz tuzu, karabiber, kırmızı biber ve bol kimyon. Bir çay kaşığı kadar.

Spice it up. Sea salt, black pepper, cayenne, and cumin.



 Doğradığımız malzemeleri de kaseye alıyoruz. Domates hariç! Aslında guacamole'de domates kullanılır ancak ben sosun içine attığımda verdiği ıslaklığı sevmiyorum. Çekirdeklerini çıkar o zaman, derseniz ben de derim ki, domates sanki hiçbir sosla kaplanmamalı gibi geliyor bana. Tek başına olmalı. Yiğit olmalı, mert olmalı.

Chop away and put everything in the bowl. Except the tomatoes! I don't want to sound like a recipe fascist and tell you what to do, but I just think tomatoes should not be covered with any kind of paste. Textural problems...

 Her şeyi güzelce karıştırıyoruz.

Mix it all.

 Bence taze fesleğen veya reyhan bu sosa inanılmaz yakışıyor. 

Fresh basil goes great in this sauce.

 Sosumuzun yarısını lavaşın ortasına yayıyoruz.

Spread half the sauce in the middle of a tortilla.

 Üzerine üç parça tavuk.

Three nuggets on top.

 Çıtır doku ve daha çok sağlık için marul ve ıspanak yaprakları.

Lettuce and spinach leaves for crunchy texture and health benefits.


Domates dilimleri ve biraz balzamik sirke. 

Tomato slices and a tad of balsamic vinegar.

Bol karabiber.

More black pepper of course.




Love it.



                             
Basit ve sağlıklı bir dürüm, deneyin, beğenin.

I have to do it: "Aand, that's a wrap, people."


 Some new photos:




   

27 Mayıs 2012 Pazar

Pesto Soslu Spagetti / Pesto Pasta



Bugün ansiklopedik bilgi girişi yapmak istiyorum çünkü pesto sosa saygım o denli büyük. Kendileri İtalya'nın Ligurya bölgesinin Cenova şehrinde dünyaya gelmiştir, hence, pesto genovese

Sarımsak, fesleğen, çam fıstığının birlikte dövülüp üzerine Pecorino veya Parmesan peyniri ile zeytinyağ eklenmesiyle elde edilen muhteşem yeşil renge sahip oldukça aromatik bir sostur. "Pesto" sözcüğü ise Cenevizce (Cenevizce diyebilir miyim?) pestâ fiilinin geçmiş zaman çekimidir ve "dövmek", "ezmek" anlamları taşımaktadır. Hatta İngilizce pestle (havaneli) sözcüğü bile buradan gelmekteymiş. Vay vay vay... İngilizce elden gidiyor!!!

Pestonun memleketi Cenova

Ha derseniz ki "Bu Cenevizliler bulmadan önce kimsenin aklına gelmemiş mi iki tane sarımsağın üstüne ot atıp zeytinyağ gezdirmek?", o zaman haklısınız derim. Görünen o ki teee Antik Romalılar bile sarımsak, peynir, çeşitli otlar ve zeytinyağından oluşan bir macun yermiş. Sen İtalyanın eline malzeme vermeye gör, "3000 yıl önce yaşıyoruz biz, lezzet müzzet anlamayız, karın tokluğu" demiyor adamlar yahu! Pestoyu bulmuşlar işte ta o zaman.  

 Neyse, bu ufuk genişletici trivia'lardan sonra gelelim tarifimize. Ben tabii ki orijinal tariften biraz farklı, foodwishes.com'dan sevgili Chef John'umdan öğrenip yıllardır hiiiç değiştirmeye bile gerek duymadan kullandığım enfes pesto sosunu paylaşacağım sizinle. Nedir bu farklar ve niye varlar? Ne yazık ki, dünyada pesto sevmeyen insanlar vardır... Bunun tek nedeni pesto sosun ayarı kaçınca inanılmaz ağır ve bıktırıcı bir sos olmasıdır. Damağınızla ilk buluştuğu an lezzet patlamaları yaratan aynı sosu yemeye devam etmiyormuşsunuz gibi bir süre sonra "Öeh!" anı gelir. İşte bu tarif pesto sosu hafifletmek üzerine bir tez çalışmasıdır sanki... Öyle doğru noktalara parmak basmış sevgili Chef John'um...

1- Fıstık yerine ceviz. Zekice.
2- Yalnızca fesleğen yerine ferahlatıcı İtalyan otları karışımı,
3- Limon! Dahice.
4- Normal makarna yerine tam buğday makarna, Barilla Integrale. 

E hadi geçelim o zaman malzemelere. (Kafiye mi oldu ne?... Durduramıyorum kendimi!)

------------

So, today we're making pesto pasta. I think it's one of the most delightful sauce recipes ever to be created, which in this case apperantly happened in a beautiful place called Genoa, in Italy's Liguria region, hence pesto genovese. Most of you probably already knew that, but I bet you didn't know that the word "pesto" is the past participle of the Genoese word pestâ, which means "to crush", "to pound". Apparently, the English word "pestle" is a derivative of this. How cool, right?.. Right?

So we all know the traditional pesto sauce with pine nuts and basil. Well Chef John from foodwishes.com taught me different. You know that feeling of weariness you get while eating pesto? The first bite is amazing but as you go on, you feel like your taste buds are too worked up because the sauce is too heavy to keep eating. Well, Chef John fixed that problem by using walnuts instead of pine nuts, a refreshing mix of Italian herbs instead of only basil, some lemon juice which I think is pure genious, and whole wheat pasta instead of regular. 

So here we go:


Malzemeler / Ingredients:



  • 1/2 paket tam buğday spagetti / 1/2 pack whole wheat spaghetti
  • 1 kap İtalyan otları (fesleğen, kekik, nane, maydonoz, tarhun otu, hatta roka, evde ne varsa) / 1 cup of Italian herbs (basil, oregano, mint, taeeagon, parsley, rocket and the like)
  • 6 diş sarımsak / 6 cloves of garlic
  • 1/2 kap ceviz / 1/2 cup walnuts
  • 1/2 kap zeytinyağı / 1/2 cup olive oil
  • 1 kaşık tereyağ / 1 tbs butter
  • 1/2 kap rende Parmesan / 1/2 cup grated Parmesan
  • 1/2 limonun suyu / juice of 1/2 lemon

 Öncelikle cevizleri sarımsaklarla birlikte robottan geçirerek başlıyoruz. Havanla filan uğraşmaya gerek yok.

Let's start by processing garlic&walnuts.

 Un ufak etmiyoruz, taneleri biraz büyük bırakıyoruz ki otlarımızı ekleyip tekrar düğmeye bastığımızda çok küçülmesinler.

Do not overprocess. Grains should be big enough to take another round of processing with the herbs.

 Otlarımızı da ekleyip tekrar robottan geçiriyoruz.

Add in the herbs, process again.

 Sonra yavaaaaş yavaş, hiiiç acele etmeden zeytinyağımızı ekleyip bir yandan da karıştırıyoruz. Burada biraz tuz&biber ekleyebilirsiniz.

Pour in olive oil gradually in a slow stream and stir. Salt&pepper.

 Makarnamızı süzüp soğuk sudan geçirmeden geniş bir kaseye alıyoruz. Bir kaşık tereyağ atıp karışıtırıyoruz.

Drain the pasta, place in a wide bowl, add in a tbs of butter, give it a mix.

 Tereyağ eriyince pesto sosumuzu kaseye alıyoruz ve güzelce karıştırıyoruz.

Once the butter melts, scrape in the pesto and mix thoroghly.

 Parmesanı da ekleyip karıştırıyoruz.

Grate in the Parmesan and mix.

 Yarım limonun (ben bazen bir tam limon bile kullanıyorum) suyunu sıkıp bir kez daha karıştırıyoruz.

Squeeze in half a lemon (or a whole lemon if you like the contrast) and stir again.

 Ceviz, fesleğen, daha çok Parmesan ve karabiber ile süslüyoruz. 

Top with walnuts, basil, more Parmesan and black pepper.





New picture:


Aşağıdaki salatayla servis ettim.

I served it with a nice salad pictured below.





Çeri domates, yeşil ve kırmızı marul, yeşil zeytin, gouda peyniri ve zeytinyağ&balzamik sirke sosu

13 Mayıs 2012 Pazar

Pazar Kahvaltıları - Muzlu Pankek / Sunday Breakfast - Banana Pancakes



 Kahvaltıda ne yapacağımı bilemediğim zamanlarda en büyük kurtarıcım pankektir zira evde her zaman un, yumurta ve süt bulunur. Hazır pankek karışımı almaya gerçekten ihtiyacınız yok, buzdolabınızdaki malzemelerle evde rahatlıkla hazırlayabileceğiniz, bitiremediğiniz meyvelerle de süsleyebileceğiniz pratik bir tarif. Hadi bakalım.

Banana pancakes never get old, do they? So here is my version. Enjoy!



 Malzemeler / Ingredients:

  • 1 kap tam buğday unu (125 gr) / 1 cup whole-wheat flour
  • 1 yk esmer şeker / 1 tbs brown sugar
  • 1 yk kabartma tozu / 1 tbs baking powder
  • 1 paket vanilya / vanilla 
  • bir tutam tarçın ve yenibahar / pinch of cinnamon and allspice
  • bir tutam tuz / pinch of salt
  • 1 yumurta / 1 egg
  • 1 kap süt (250 ml)/ 1 cup milk
  • 1 yk eritilmiş tereyağ veya sebze yağı / 1 tbs melted butter or veggie oil
  • 100 gr ricotta peyniri / 100 gr ricotta cheese
  • 2 olgun muz / 2 very ripe bananas 
  • 1 limon kabuğu rendesi / zest of 1 lemon
  • dolgu için: muz, damla çikolata, fıstık ezmesi, tereyağ, ısıtılmış reçel / for the filling: more bananas, chocolate chips, peanut butter, butter, heated fruit preserves
Tüm kuru malzemeleri karıştırarak başlıyoruz. Pankeklerimizin iyice kabarması için tel süzgeç ile elediğimiz una esmer şeker, vanilya, kabartma tozu, tuz, tarçın ve yenibaharı ekleyip hafifçe karıştırıyoruz ve kenara alıyoruz.
 
Start by mixing all the dry ingredients. If you want fluffy pancakes, you gotta sift the flour then add in the sugar, vanilla (if you have the essence, save it for wet ingredients), baking powder, salt, cinnamon and allspice and give it a mix, set aside.


 Çırptığımız yumurtaya sütü ekliyoruz.

 Pour in the milk to a bowl with the beaten egg.


 Muzlarımızı bir çatal yardımıyla ezip ricotta peyniriyle birlikte güzelce karışıtırıyoruz. Ricotta kullanmak zorunda değilsiniz, lezzet ve doku açısından bayağı ekstra puan kazandırıyor ancak çok da elzem değil, ben sırf artistlik olsun diye ekledim.

Mash the bananas with a fork, then mix in the ricotta cheese.


Bir kaşık kadar tereyağını mikrodalgada eritiyoruz.

Melt about a tbs of butter in microwave.


 Yağı yumurtaya eklemeden önce soğuduğundan emin oluyoruz yoksa yumurtayı pişirir. Öeh.

Make sure the butter is cold enough before you pour it in with the egg, or it will scramble it. Ew.


 Muzlu ve peynirli karışımı da yumurtaya ekliyoruz ve bir limon kabuğunu rendeliyoruz.

Mix in the banana&ricotta paste with the egg, then zest 1 lemon. 


 Islak malzemelerimizi yavaşça kuru malzemelerle karıştırıyoruz.

Pour in the wet ingredients slowly into the dry ingredient bowl.


Spatula yardımı ile, kuru un topakları kalmadığından emin olana dek ancak çok da galeyana gelmeden kısa süreyle karıştırıyoruz. Sonra 5 dk dinlenmeye bırakıyoruz.

Stir just enough to make sure there are no flour lumps. Let it set for 5 min.


 Orta ateşte ısıttığımız tavaya biraz tereyağı koyup pankek hamurumuzdan 1/4 kaplık ikişer disk yaratıyoruz. Ardından ısıyı derhal düşük-orta ayara alıyoruz. Pankek pişirmede yapılan en büyük hata yüksek ateş kullanmaktır. Alt taraf derhal kahverengileşecek ancak içi çiğ kalacaktır, bu yüzden düşük ateşte her iki tarafı 2-3 dakika kadar pişirmeli.

Heat pan on med-high, grease it with some butter, then pour in 1/4 cup of batter for each disc. Turn down the heat to med-low and cook each side for 2-3 min. 


Pankekinizi çevirmeniz gerektiğini üst yüzüne bakarak anlayabilirsiniz. Üzeri böyle göz göz olmuş ve matlaşmış ise ısı yukarı kadar çıkmış ve içini pişirmiş demektir.

When the upper side of your pancake looks like that, it's time to flip. 


Yemekte altın kahverengi, doğru iş yapıyorsunuz demektir. 

Golden brown in food means you're doing it right.


Ben daha havalı pankekler istiyorum, diyorsanız ortasına bir muz dilimi yerleştirebilirsiniz.

If you want better looking pancakes, place a banana slice in the middle.


 Bu da işin eğlenceli kısmı. Tavadan aldığınız pankeklerin üstünü dilediğiniz şekilde süsleyin. Bu abimin pankek kulesi olacağı için yalnızca tereyağ, muz dilimleri ve çikolata damlaları kullandım. Abim pankek konusunda tam bir püristtir...

İkinci dilimi eklediğinizde çikolata damlarının erimesi ve pankeklerin sıcak kalması için 50 derecede ısıtıp kapattığınız fırına yerleştirin, yeni dilim geldikçe fırından çıkarıp üstüne ekleyebilirsiniz.

This is the fun part. Decorate it to your liking. Here I melted some butter on the hot pancake and topped it with some banana slices and chocolate chips. For the chocolate chips to soften nicely and pancakes to stay warm, heat your oven to 122 F then turn off, place pancakes inside.


 Bu benim pankek kulem olacağı için  "Dünyaya bir daha mı geleceğiz ayol?" mottosuyla hareket edip tabana tereyağ yerine crunchy fıstık ezmesi sürdüm. 

Here I thought what the hell and spread some crunchy peanut butter on the bottom.


İnşaat bitmiş.

The construction is complete.


  Evde akağaç şurubum kalmadığı için kulenin üstünden akıtmak için mikrodalgada biraz reçel ısıttım. 

Not having maple syrup at home proved to be more difficult than I'd imagined. I need my cousin in NY to visit with a new bottle, stat! So I microwaved some fruit preserves instead.


Abim şuruba, reçele gelemediği için onunkini yalnızca pudra şekeriyle süsledim. Ve bir şekilde benimkinden daha iyi gözüktü. Tuhaf...

Since my brother hates sticky stuff like syrup and jam in his food, I decorated his tower with some powdered sugar only, and for some unconceivable reason, it looks better than mine! Why?


 Bu da benimki. 

This one is mine. My precious.


 Çatalda pek güzel duruyor. Erimiş çikolata, muz, reçel ve limonun birleşimi tam anlamıyla nefisti. Kontrast yaratan aromalara bayılıyorum.

Looks good on fork. The contrasting flavors of melted chocolate, banana, fruit preserves and lemon zest was a-mazing.


İşte bu günlük de maceramızın sonuna geldik, yeni tatlı kahvaltı tarifleriyle tekrar burada olacağım. Cheerio!

This picture wraps it up for today.  "And they ate happily ever after..."