30 Nisan 2013 Salı

Karamelize Soğanlı ve Keçi Peynirli Bruschetta / Bruschetta with Caramelized Onions and Goat Cheese





Canım karamelize soğanlı bir şeyler çekiyordu. Ya Burger King'den bir Steakhouse menü söyleyecek ve bir hafta boyunca kendime kızacaktım (çünkü o devasa köfteyi bırakın eritmeyi hazmetmek bence koca bir hafta sürüyor), ya da İnternet'e girip evde yapabileceğim bir tarif bulacaktım. Ne mutlu ki ikinci seçeneği tercih ettim, ve karşınızda dünyanın en güzel başlangıcı bruschetta'nın tatlı/tuzlu kontrastını yakaladığı tariflerden biri...

---

Craving for caramelized onions... Hmm, what to do? Call Burger King and get a Steakhouse menu. No way, I refuse to be mad at myself for a whole week cause I think that's how long it takes to simply digest that gigantic patty. What else has caramelized onions on top that can be whipped up in ten minutes? Of course... The loveliest of appetizers... Bruschetta! If you are crazy about the sweet/savoury contrast like me, this is for you.

Malzemeler / Ingredients:


  • 8-10 dilim baget ekmek / 8-10 slices of baguette
  • 2 orta boy soğan, mümkünse kırmızı / 2 medium onions, red if possible
  • sürülebilir keçi peyniri / smooth goat cheese or any other cream cheese of choice
  • 1 yemek kaşığı esmer şeker / 1 tbs brown sugar
  • 1 yemek kaşığı balzamik sirke / 1 tbs balsamic vinegar
  • bir avuç doğranmış maydonoz / a handful of chopped parsley
  • 1-1,5 yemek kaşığı tereyağ veya zeytinyağı / 1-1/2 tbs butter or olive oil

 Orta ateşte erittiğimiz tereyağına halkalar halinde kestiğimiz soğanları atıyoruz ve 5 dakika sürekli karıştırarak pişiriyoruz.

Throw in your onion rings into the pan with the butter on med heat, stirring constantly. 


 Beş dakika sonunda bir kaşık esmer şekeri tavaya ekliyoruz.

When the onions have softened up a bit, you can add in your sugar.

 Ve balzamik sirkemizi. Tava tava söyle bana, balzamikten daha güzel bir sirke var mı dünyada? Yok, diye cevapladı tava. Bu yüzden ben bir kaşık daha ekledim :) Hiç de pişman değilim. 

10 dakika karıştırarak pişirmeye devam ediyoruz.

10 dakika sonunda soğanlarınızı ateşten aldıktan sonra iki seçeneğiniz var. Dilerseniz tüm dünyanın yaptığı gibi karamelize soğanları tamamen soğumaları için bir tabağa alırsınız, dilerseniz bu ilk seçeneği denedikten sonra"Tüm dünya delirmiş olmalı!" der ve benim yaptığım gibi sıcacık halleriyle ekmeklerinizin üzerine yerleştirebilirsiniz. Tercih sizin.

And the balsamic vinegar... Pan, pan on the stove, which vinegar is the tastiest of them all? Balsamic, replied the pan. So I did the only logical thing and added another spoonful. I don't regret it. 

Keep stirring for ten more minutes.

After ten minutes you can either let your onions cool completely like the whole world does, or you can do that, decide cooled onions taste horrible and place them directly onto your bread slices right after you turn the heat off. 

 Fırının ızgara ayarında 5-6 dakika kızarttığımız bagetlere keçi peynirini veya istediğiniz başka bir krem peyniri sürüyoruz. Ben şiddetle keçiyi tavsiye ederim zira tatlı ve tuzlu tatların bir araya geldiği yemeklerde veya tatlılarda keçi peyniri en çok tercih edilen peynirlerden biridir.

Broil baguette slices in oven for 5 minutes. Spread the cheese on top.

 Soğanlarımızı yerleştirdikten sonra kabaca doğradığımız maydonuzu serpiştiriyoruz. Burada dilediğiniz otu kullanabilirsiniz, kekik, nane, fesleğen, dereotu...

Onions on top of cheese and roughly chopped parsley on top of that. You can use any herb of choice really, oregano, thyme, mint, basil, dill...

Misafirlerinize farklı bir başlangıç sunmak istiyorsanız bu basit tarifi denemenizi tavsiye ederim.

Yay! They look awesome!


29 Nisan 2013 Pazartesi

Tiramisu






Han Solo'mun en sevdiği (ya da tek yapabildiği) tatlı olan tiramisuyu sizinle paylaşmak istedim. Eve kiloyla aldığı Mascarpone peynirini bitirmek için her hafta bıkmadan usanmadan yaptı, ve bıkmadan usanmadan, hatta dilimlemekle bile uğraşmadan direk tabağından yiyip bitirdik. O anlarda kendimizle gurur duyduk mu? Hayır. Ama direk çevirisi "Lift me up" yani "Mutlu et beni" olan bu İtalyan lezzeti yapması gereken şeyi yaptı ve bizi mutlu etti. Yine olsa yine yaparız.

Efendim, bu tatlı Solo'nun minyatür mutfağında yapıldığı için klasik malzeme listesi fotoğrafımı çekemedim. :) Sorry about that.

---

Hi there! Here we are with the classic Italian delight Tiramisu, literally meaning "Lift me up". What a cute name for a dessert right? I wonder if I could be as creative if I were to name a dessert I created. Well if I were Italian anything I come up with would sound cool so I would be golden.

Anyhoo, my sweet, talented Han Solo has made Tiramisu for me every week for the past month because he loves me... :) Or because it's the only dessert he can make and he had a huge BUCKET of Mascarpone sitting in his fridge. So we used it. And we used it good. Not even bothering with cutting, serving and plates, we opted for a more medieval approach and directly digged in to the dessert dish with forks. Not the most attractive thing to do with your boyfriend but we moved passed it in no time :)

So, since we're doing this in Solo's kitchen, I don't have the regular ingredients photo here. Because his kitchen is tiny. :) Sorry babe but it's true :)


Malzemeler / Ingredients:


  • Gerektiği kadar kedidili bisküvi, biz bir buçuk paket yani 25 adet kadar kullandık. / As many ladyfingers as you need. We used 1,5 packages, about 25 biscuits.
  • 3 yumurta sarısı / 3 egg yolks
  • 4 yumurta beyazı / 4 egg whites
  • 6 yemek kaşığı şeker / 6 tbs white sugar
  • 4 yemek kaşığı rom veya kahlua veya istediğiniz likör / 4 tbs rum or Kahlua or any liquor of choice
  • 300 gr Maskarpon veya labne peyniri / 10 ounces of Mascarpone cheese
  • 2 bardak edecek kadar espresso veya güçlü bir kahve / 2 cups of espresso or strong coffee
  • kakao / unsweetened cocoa powder


 Üç yumurta sarısını bir kenara alıp dört beyazı geniş bir kasede muhafaza ediyoruz.

Seperate the yolks of three eggs, set them aside, crack one more egg white into the white bowl.


 Yumurta beyazlarını çırpmaya başlıyoruz. Sabrederseniz bir süre sonra iğrenç görünümlü beyazların muhteşem bir kar tepesi yarattığını göreceksiniz.

Whisk egg whites until they turn into magical little peaks of snow.



 Yumurtaların istenilen kıvamda olduğunu nasıl anlarsınız? Kasenizi ters çevirin, eğer tüm malzemeniz yere düşerse yeterince başarılı bir çırpma işlemi yapmamış ve her şeye baştan başlama cezasını hak etmişsiniz demektir.


A fun but possibly risky way of making sure your whites are done right, turn your bowl over your head (that's the way professionals do it) and marvel at your whisking talents when you see nothing falls. If you end up with a foamy wig on your head though, accept responsibility for your failure and start again.

 Yumurta sarılarımızı şekerle çırpmaya başlıyoruz.

Start whisking egg yolks with the sugar.

Karışımın rengi parlak sarı olup kıvamı koyulaşıncaya kadar çırpın. 

Tüm çırpma işinin üstüme yüklenmiş olmasından dolayı kolumun kopması sebebiyle Solo'ya laf yetiştirmekten bu adımı fotoğraflamayı unuttum ancak burada peynirimizi de ekleyip bir köle misali çırpmaya devam ediyoruz. (Sanal ortamda bile laf yetiştiririm)

Whisk until the color turns yellow and the mixture thickens up.  

So, being awarded with the tiring whisking duty while Solo handles all the fun stuff like brewing coffee and dipping biscuits in coffee and layering them with cream, I spent a lot of time complaining and not enough time focusing on taking photographs and missed a crucial step! The cheese! This is where you add in your cheese and keep whisking.

 Ardından peynirli yumurtalı karışımı beyazların içine alıp bir çırpıcı yardımıyla ÇIRPMADAN, yalnızca nefret ettiğiniz bir insana sapladığınız bıçak darbeleri misali, yavaş ama sert hareketlerle tarifin başında ayırdığımız sarıları ve beyazları tekrar birleştiriyoruz.

Pour in the egg and cheese mixture into the bowl with the whites. Using a whisk, fold the yolks into the whites, with stabbing motions rather than actual whisking. The classic method of thinking of someone you hate works very well still.

 Kahvemizi hazırlayabiliriz. 

Let's start with the coffee.


 Biz bu sevimli kahve potunu kullandık, siz dilerseniz kahvenizi sıcak suyla karıştırıp hazırlayabilirsiniz.

We used this cute coffee pot to brew the espresso, you can just add hot water to your coffee.

 Düz bir kaseye aldığımız kahveye likörümüzü ekliyoruz. Bu fotoğraftan anladığım kadarıyla biz Amaretto kullanmışız.

 Kahvenin sıcaklığı size kalmış, bazıları soğuk kahvenin bisküvilere kötü bir tat verdiğini söylüyor, bazıları da hiçbir fark olmadığını... Biz beş dakika kadar beklettiğimiz kahveyi kullandık zira Savoiardi marka kedidili bisküviler çok hızlı sıvı emiyorlar ve sıcak kahve bisküvilere daha çabuk nüfus ediyor. Alternatif olarak oksidasyon tehlikesini ortadan kaldıran, önceden hazırlanmış soğuk kahveler kullanabilirsiniz. Ama bunu yaparsanız bisküvilerinizi kahvenin içinde biraz daha uzun bekletin.

Pour brewed coffee into a flat dish and add in your liquor. The temperature of the coffee is up to you. Some say cold coffee has a horrible aftertaste in biscuits while some say there is absolutely no difference. We used mildly hot coffee that had waited for five minutes since Savoiardi biscuits absorb liquid super fast and hot coffee is soaked quicker than cold coffee. As an alternative, you can use pre-brewed cold coffee. 



 Kedidillerini hızlı bir şekilde kahvenin içinde yuvarlıyoruz. Fazla bekletirseniz kahveli ve likörlü Eti Cici Bebe nasıl olurdu acaba sorusunun cevabını bulmuş olursunuz.

Roll the ladyfingers in coffee very quickly. Or it will turn into baby food fast!



 Tarifin en eğlenceli kısmı ödülünü kazanan kare! Bir kat kedidili, bir kat krema, bir kat daha kedidili ve inanamayacaksınız ama evet, bir kat daha krema! Tüm kap dolana kadar bu işlemi neşeyle tekrarlıyor, her katta daha fazla zevk alıyoruz.


The most fun part of this recipe award goes to this shot. A layer of ladyfingers, a layer of cream, another layer of ladyfingers and shockingly, another layer of cream! Keep doing it until you reach the top of your dish.


 Çay süzgeci yardımıyla kakaomuzu tatlının tümünü kaplayacak şekilde serpiyoruz.

Sift cocoa powder and cover the whole surface.

 Bu tarifin en zor kısmı işte bu noktada geliyor. O kadar emek verip sıfırdan yarattığımız, besleyip büyüttüğümüz tatlımızdan en az üç saat süreyle ayrılmak zorundayız. O buzdolabında beklerken siz de kendinize başka meşgaleler bulup kafa dağıtmaya çalışın. Başarısız olacaksınız. Ama yine de deneyin.

The hardest part of this recipe starts here. Separation. You have to put it into the fridge and wait at least THREE long, agonizing hours. Try to find something else to do in those three hours to keep your mind off of it. You won't succeed. But you can try.


Mutlu son :)

Happy ending :)

7 Mart 2013 Perşembe

Çıtır Tavuk Kanatları - Chicken Wings

Bir buçuk ay önce İstanbul'a taşınmış olmam sebebiyle bilgisayarımdan ayrı düşmek blogger'lık kariyerimde bir statik yarattı. Ancak bu demek değil ki yemek yapma ve daha da önemlisi sonrasında yeme aşkımda en ufak bir azalma oldu... Son zamanlarda yaptığım en lezzetli şeylerden biri olan tavuk kanatlarını tüm dünyayla paylaşmak istiyorum. Bu tarifi bulup hayata geçirmem için haftalarca kulis yapan sevgili Han Solo'ya buradan selam ediyor, daha güzel tarifler için ısrarlarının devamını bekliyorum. Hadi bakalım.



So I moved to Istanbul last month, it's been weird and lovely and scary and sad and fun... But mostly a teaching experience. I miss being with my family like crazy, but also I've never been so busy in my entire life. Always something to do here. AND the takeout selection is endless! Despite of being spoiled for choice I've been cooking a lot more than usual. This here is a super simple and tasty crispy chicken wings recipe that you've got to try. Here goes:


Malzemeler / Ingredients
  • 10 tavuk kanadı (artan kısmını buzlukta saklayabilirsiniz) / 10 chicken wings (you can put the leftover uncooked wings in the freezer)
  • yarım su bardağı un / 1/2 cup flour
  • bir paket Knorr tavuk pane harcı veya yarım bardak ufalanmış bayat ekmek /  a pack of chicken mix or half a cup of stale breadcrumbs
  • 2 yumurta / 2 eggs
  • İstediğiniz her baharat: kırmızı biber, karabiber, tuz, kekik, sarımsak tozu, köri... / any spice of choice: cayenne, blackpepper, salt, garlic powder, curry mix, oregano...
  • Kızartmak için yağ / Oil for frying
  • Louisiana tavuk sosu veya buffalo sos veya barbekü sos / Louisiana Wing Sauce, or buffalo sauce or bbq sauce

Geniş bir kaseye aldığımız unu baharatlandırarak başlıyoruz.

Start by spicing up the flour in a large bowl.


Ardından aynı kasenin içine tavuk harcını veya ufalanmış ekmekleri de atıyoruz.
Bir yandan da yumurtalarımızı çırpıyoruz.

Add the chicken mix or the breadcrumbs into the same bowl, whisk the eggs in the meantime.


Tavuk kanatlarını önce unlu karışıma sonra yunurtaya sonra tekrar una batırıyoruz. 
Yani un+yumurta+un=leziz çıtır kanatlar formülünü takip ediyoruz.

Place the wings in the flour mixture, then drench them in the egg bowl and then coat them with flour one last time. So it's flour+eggs+flour equals heavenly crispy wings.

Yüksek ateşte kızdırdığımız yağı orta ateşe düşürüyoruz ve içine kanatlarımızı atıyoruz ve tam 6 dakika pişiriyoruz. Ne eksik ne fazla, deneyerek gördük 6 dakika ideal pişirme süresi. Tencerenin fazla kalabalık olmamasına, kanatların tamamıyla yağın içinde olduklarına dikkat edin ve 3. dakikada tavukların diğer tarafını çevirin.

Heat oil on med heat, reduce to med, and throw in your wings, fry for 6 minutes which is the ideal time for golden brown wings. Make sure there is enough room for the wings to cook evenly, and that they are completely sumberged in oil. In any case, turn them over halfway through cooking.

Tarifin en eğlenceli kısmı ödülü bu kareye gidiyor. Elinizdeki sosu, (özel tavuk sosu yoksa buffalo veya barbekü kullanabilirsiniz) tencereden alıp kağıt havlu üzerinde beklettikten sonra derin bir kaseye aldığımız tavukların üzerine çok coşmamak kaydıyla dilediğiniz miktarda dökün. Ardından kasenin ağzını streç filmle örtüp şöyle güzelce sallamak suretiyle sosu tavuklara yedirin. 

The most fun part of the recipe award goes to... the Louisiana Sauce Shake! Let the chicken rest on a paper towel after you take them out, transfer to a deep bowl, add the sauce in, cover with plastic wrap, give it a good shake and you're good to go!


Yummy!

KFC halt etmiş...

Good things :)

28 Kasım 2012 Çarşamba

Pazar Kahvaltıları / Sunday Breakfast - Eggs Florentine




Efendim tekrar merhaba. Yıllık izinde olmanın verdiği enerji ile favori kahvaltılıklarımdan biri olan Eggs Florentine işine giriştim, çok da iyi yaptım.

Hemen Eggs Florentine nedir ne değildir onu anlayalım. Aslında geleneksel olarak İngiliz muffin'i, jambon/bacon, haşlanmış yumurta ve Hollandaise sostan oluşan Eggs Benedict ana kategorisinin altında yer alır Florentine; yalnızca eti çıkarıp yerine ıspanak konulması sebebiyle farklılık gösterir. Ben "Ispanak gelince et neden gidiyor ki?" diye düşünerek Benedict ve Florentine melezi bir şey yaptım. 

Merak ederseniz, Eggs Benedict'in adını nereden aldığına dair üç ayrı hikaye var, ben en çok bunu sevdim:

Vineyard Haven, Massachusetts'ten Mabel C. Butler adlı hanımefendi, 1967 yılında The New York Times Magazine'e yazıp diyor ki, "Bırakın o diğer safsataları, benim hikayem hepsinden daha doğru, Benedict'in mucidi benim de pek yakinen görüşüp seviştiğim Le Grand Benedict ailesidir..." : 

          1900'lerin başında New York'ta ikamet eden Bay ve Bayan Benedict, her cumartesi öğle yemeklerini  Delmonico's'da yeme alışkanlığı edinmişlerdi. Günlerden bir gün, Bayan Benedict maitre d'hotel'i çağırıp "Bize önereceğiniz farklı veya yeni bir şey yok mu?" der. Başgarson da "Sizden bir fikir duymak isterim" diye cevap verir. Bunun üzerine hanımefendi, kızartılmış İngiliz muffin'leri üzerinde haşlanmış yumurta, ince bir dilim jambon ve en tepede hollandaise sos ve trüf mantarından oluşan bir yemek önerir.
 İşte Benedict böyle ortaya çıkar, 1930'larda ise Amerika'nın favori yemeklerinden biri haline gelmiştir bile. 

Umarım bu klasiği siz de evde denersiniz.

Hadi bakalım...

--------

I will never ever get tired of making breakfast food. And Eggs Florentine is one of the best! I prefer keeping the ham in along with the spinach.Why not make the best of both recipes, right?

 A bit of Wikipedia trivia:

There are conflicting accounts as to the origin of Eggs Benedict, this is my favorite:


Mabel C. Butler of Vineyard Haven, Massachusetts in a November 1967 letter printed in The New York Times Magazine said "true story, well known to the relations of Mrs. Le Grand Benedict", of whom she was one, was:
Mr. and Mrs. Benedict, when they lived in New York around the turn of the century, dined every Saturday at Delmonico's. One day Mrs. Benedict said to the maitre d'hotel, "Haven't you anything new or different to suggest?" On his reply that he would like to hear something from her, she suggested poached eggs on toasted English muffins with a thin slice of ham, hollandaise sauce and a truffle on top.
So here we go:




Malzemeler / Ingredients:


  • 2 tutam ıspanak / 2 handfuls of spinach
  • 2 poğaça / 2 English muffins
  • 4 dilim hindi jambon veya pastırma / 4 slices of meat of choice, bacon, ham, or  prosciutto 
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı / 2 tbs olive oil
  • 1 küçük soğan / 1 small onion
  • 2 sarımsak / 2 garlic cloves
  • 2 yemek kaşığı krema / 2 tbs heavy cream
  • 30 gr parmesan / 1/4 cup parmesan
  • bir tutam zencefil / a pinch of nutmeg
  • 4 yumurta / 4 eggs
  •  tuz, karabiber / salt&pepper

Hollandaise sos için / Hollandaise Sauce:
  • 2 yumurta sarısı / 2 egg yolks
  • 1 yemek kaşığı limon suyu / 1 tbs lemon juice
  • yarım çay kaşığı kırmızı biber / 1/2 tsp cayenne
  • 1/4 kap (50 gr) tereyağ / 1/4 cup butter



Hollandaise sosu yaparak başlayalım, aradan çıksın. Bu berbat fotoğrafa bakarak yargılamayın, mükemmel bir sostur. 

Orijinal tarife göre ihtiyacınız olan 3 yumurta sarısı ve yarım kap, yani 110 gr tereyağ. Ben bu miktarlardan rahatsız olduğum için yumurta sarısını ikiye, tereyağını da 50 gr'a indirdim, olması gerektiği gibi beyazımsı renk alıp yoğunlaşmıyor sos, ama lezzet olarak çok da bir değişiklik yok. Tereyağ, limon ve yumurta sarısı karışımının yarattığı nefis tat her halükarda hissediliyor.

Yani normalde A resmindeki gibi koyu kıvama ve açık sarı renge sahip olması gereken Hollandaise, benim nispeten daha sağlıklı versiyonumda ikinci resimdeki gibi daha az yoğun ve koyu renkli oluyor. Seçim sizin.

B- My version

A- Original Recipe












Tarife gelince, tereyağını mikrodalgada en düşük ayarda veya küçük bir tavada en kısık ateşte veya benmari yöntemiyle eritiriyoruz, önemli olan tereyağının köpürüp kızmaması. Ardından kenara alıp soğutuyoruz zira yumurtayla birleştiğinde yumurtayı pişirmemesi lazım. 2 çırpılmış yumurta sarısı, 1 yemek kaşığı limon suyu ve kırmızı biberi bir kasede karışıtırıyoruz ve çok yavaş bir şekilde soğumuş tereyağını yumurtalı karışıma azar azar ekliyoruz. Ardından tüm malzemeler birbirini örtene dek nazikçe karıştırıyoruz ve sosumuzu bir kenara ayırıyoruz.

Ok, let's get the Hollandaise out of the way first. The original recipe calls for 3 egg yolks and 1/2 cup of butter. I think that's a bit excessive and can be cut down by half, which is exactly what I did. It doesn't come out as thick and white, but the taste is basically the same. 

So, melt butter at the lowest setting in the microwave, or in a small saucepan on the lowest heat, or bain-marie. Do not let the butter overheat and bubble. Set it aside to cool. Mix beaten egg yolks, 1 table spoon lemon juice and a pinch of cayenne pepper, add in the completely cooled butter in a very slow stream. Continue blending until all is mixed well. Set aside.



 Küçük küpler halinde doğradığımız soğanı zeytinyağıyla orta ateşte çeviriyoruz, şeffaflaştığı vakit ezdiğimiz sarımsakları da ekleyip 30 saniye karıştırıyoruz.

Cut onion into small cubes, cook with olive oil on med heat until transparent, add the minced garlic in, cook for another 30 seconds.


 Kabaca doğradığımız ıspanağı ekliyoruz.

Add in the roughly chopped spinach.


 Bir dakika sonra ıspanak bu hale gelecektir. Kremamızı ekleyip, bir tutam zencefil, tuz, karabiber serpiştirip ateşi en kısık ayara getirdikten sonra koyulaşması için 5 dakika daha pişiriyoruz.

In a minute or so, the spinach will have wilted like this. Add in the cream, nutmeg, salt&pepper, let it simmer and thicken for 5 minutes.


O beş dakikanın içinde boş durmayalım, jambonlarımızı uzun ince dilimledikten sonra zeytinyağı, tuz ve karabiber ile karıştırıp, alüminyum folyo serdiğimiz fırın tepsisine yerleştirip 5-6 dakika pişmeye bırakıyoruz. 4 dakikanın sonunda ortadan ikiye eşit olarak kestiğimiz poğaça dilimlerini de fırına koyuyoruz. 6 dakikanın sonunda fırını kapatıp jambonları ve ekmekleri içeride muhafaza ediyoruz.

In the meantime, julienne your meat and toss it with olive oil, salt and pepper, arrange on a baking-sheet-lined tray and bake for 5-6 minutes, more if you're using bacon or prosciutto. In the last two minutes, place halved muffins on the tray as well. Turn off the heat when everything is nice and warm and crispy, keep them inside.


Ispanağımıza geri dönelim. 5 dakika sonunda iyice koyulaşmış olan karışımı ateşten alıp parmesanımızı ekliyoruz, karıştırıp bir kenara alıyoruz.

Remove from heat, grate in some parmesan, set aside.


Bir tencerede orta ateşte ısıttığımız 8 cm kadar sıcak suya biraz tuz ve birkaç damla limon ekliyoruz. Kaşık yardımıyla bir girdap yaratıyoruz ve daha önce bir kaseye kırdığımız yumurtayı dikkatlice bu girdapın ortasına kaydırarak bırakıyoruz. Kaşıkla kenarlardan karıştırmaya devam ederek yumurtanın ortada hapsolup tek parça kaldığından emin oluyoruz. 4 yumurta için de aynı işlemi uyguluyoruz. Pişen yumurtaları kağıt havlu üzerinde kurumaya bırakıyoruz.

Heat 3 inches of water over med heat, add salt and a couple drops of lemon juice. Create a whirlwind with the help of a spoon, slide your egg in carefully. Keep stirring around the edges with a spoon to make sure your egg doesn't seperate. Poach all 4 eggs like this, one at a time. Place poached eggs on a paper towel to dry.


Ortadan ikiye kesip jambonlarla birlikte 2 dakika fırınladığımız poğaçaların üzerine jambon dilimlerimizi paylaştırıyoruz.

Distribute the ham evenly on the toasted muffin halves.

 Ispanaklı karışımımızı da paylaştırıyoruz.

Spinach goes on top.


Üzerine haşlanmış yumurtaları yerleştiriyoruz.

Place poached eggs on top.


 Hollandaise sosumuzu gezdiriyoruz.

Pour the sauce over the eggs.

 Bu kadar.

That's it.




Good stuff.